ABD Gizli Servisi’nde Güvenlik Zafiyeti: Koruma Politikaları 1991’den Bu Yana Değişmemiş

ABD Gizli Servisi’nde Güvenlik Zafiyeti: Koruma Politikaları 1991’den Bu Yana Değişmemiş

Haber Merkezi
Okunma süresi 3 dk

Amerika Birleşik Devletleri’nde üst düzey devlet görevlilerini korumakla yükümlü olan ABD Gizli Servisi (Secret Service), kurum tarihinin en büyük yapısal krizlerinden biriyle karşı karşıya. Eski Başkan Donald Trump’a yönelik 2024 yılındaki suikast girişimi de dahil olmak üzere peş peşe yaşanan kritik güvenlik ihlallerine rağmen, başkanlık koruma protokollerinin 1991 yılından bu yana hiç güncellenmediği ortaya çıktı.

Son yıllarda ABD iç siyasetini sarsan güvenlik zafiyetlerinin arka planında yatan kurumsal ihmaller zinciri, ABD Hükümet Hesap Verebilirlik Ofisi’nin (GAO) yayımladığı son raporla deşifre oldu. Özellikle yurt dışı seyahatlerindeki koruma kalkanının modern tehditlere ne kadar hazırlıksız olduğu, Donald Trump‘ın Türkiye’de düzenlenen NATO zirvesi dönüşünde uçağını güvenlik gerekçesiyle değiştirmek zorunda kalmasıyla belirginleşti.

ABD Kongresi tarafından yürütülen derinlemesine soruşturma, kurumun teknolojik adaptasyon konusundaki hantallığını da gözler önüne seriyor. İnsansız Hava Araçları (İHA) gibi modern asimetrik tehditlere karşı, Gizli Servis‘in yıllarca eski ve yetersiz yöntemlerle mücadele etmeye çalıştığı tespit edildi.

ABD medyasında geniş yankı uyandıran bu bulgular; Trump’a yönelik suikast girişimleri sırasında koruma ekiplerinin olay yeri yönetimi ile Air Force One uçağının şaşırtma taktiklerinin etkinliği üzerine süren tartışmaları daha da alevlendirdi.

83 Güvenlik İhlali ve Kurumsal Hantallık

Hesap Verebilirlik Ofisi’nin yayımladığı rapor, 2015 ile 2025 yılları arasında Gizli Servis’in rutin koruma operasyonlarını doğrudan aksatan toplam 83 kritik olayı mercek altına alıyor. Çarpıcı olan detay ise, bunca ciddi vakaya rağmen kurumun yalnızca 25 olayın ardından güvenlik politikalarında zorunlu güncellemeye gitmiş olması.

Raporda yer alan ifadelere göre, kurum yetkilileri çoğu zaman krizlerin ardından statükoyu korumayı tercih etmiş ve bu kararın gerekçelerini belgelemeye dahi gerek duymamış. Uzmanlar, kurumun “koruma politikalarını güncelleme konusunda karar verirken eksiksiz bilgiye sahip olmadığı” yönündeki resmi tespitin, ABD ulusal güvenliği açısından alarm verici olduğunu vurguluyor.

Daha da vahimi, Gizli Servis’in her yeni prosedürü yürürlüğe girdikten sonra en geç dört yıl içinde yeniden gözden geçirmesini emreden kendi iç tüzüğünü de yıllarca ihlal ettiği belgelendi. Kurumun kendi koyduğu kuralları bile uygulamaması, yönetim zafiyetinin boyutlarını kanıtlar nitelikte.

Kurum İçi Soruşturma ve Üst Düzey Uzaklaştırmalar

Yaşanan bu skandalların faturası ise kurumun tepe isimlerine kesilmeye başlandı. Hesap Verebilirlik Ofisi’nin raporunun sızmasının ardından hızlanan süreçte, geçtiğimiz hafta kurum içinde geniş çaplı bir temizlik operasyonunun düğmesine basıldı.

Gizli Servis sözcüsü ve ismi açıklanmayan diğer iki üst düzey yetkili, devam eden “görevi kötüye kullanma soruşturması” kapsamında idari izne çıkarılarak görevden uzaklaştırıldı. Bu hamle, kurum içerisindeki hesap verebilirlik krizinin önümüzdeki günlerde daha da derinleşeceğinin en net habercisi olarak yorumlanıyor.


Paylaş
İlgili Haberler
Bildirim mesajı buraya gelecek