Girne Gemi Faciasında Soruşturma Derinleşiyor: Can Kaybı 10’a Yükseldi
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Girne kenti açıklarında alabora olan yolcu gemisinde yürütülen arama kurtarma ve enkaz tespit çalışmaları, son teknoloji askeri teçhizatların katılımıyla hız kazandı. Facianın ardından kriz masası oluşturulurken, bir kişinin daha cansız bedenine ulaşılmasıyla ölü sayısı 10’a çıktı.
30 Ağustos’ta Girne‘den Mersin’in Taşucu Limanı’na doğru yola çıkan ve 259 yolcu ile 8 mürettebat taşıyan “Filojet” isimli geminin batmasıyla başlayan insani kriz, bölgedeki deniz ve hava unsurlarının yoğun mesaisiyle kontrol altına alınmaya çalışılıyor. Faciada 239 kişi sağ olarak kurtarılırken, denizin derinliklerinde kaybolan 19 kişiye ulaşmak için eşine az rastlanır bir teknolojik altyapı seferber edildi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, KKTC’deki temasları sırasında sahadaki son durumu paylaşarak, aralıksız süren tarama faaliyetleri sonucunda bir yolcunun daha naaşına ulaşıldığını ve toplam can kaybının 10’a yükseldiğini duyurdu. Sağ kurtarılan yolcuların sağlık durumuna ilişkin de umut verici gelişmeler yaşanırken, hastanelere sevk edilen 131 kazazedenin taburcu edildiği ve halihazırda tedavisi süren iki kişinin hayati tehlikesinin bulunmadığı açıklandı.
Sualtı arama operasyonunun teknik boyutu ise facianın ulaştığı vahameti gözler önüne seriyor. Türk Deniz Kuvvetlerine ait TCG Işın gemisi, gelişmiş sonar sistemleri kullanarak gemi enkazının yerin 550 metre derinliğinde olduğunu tespit etti. Ardından devreye giren TCG Alemdar gemisi, uzaktan kumandalı insansız su altı araçlarıyla batığın çevresinde yüksek çözünürlüklü görüntüleme faaliyetlerine başladı.

Lefkoşa’da Üst Düzey Temaslar ve Kriz Yönetimi
Yaşanan trajedinin ardından Ankara’dan Lefkoşa’ya kurulan diplomatik ve lojistik köprü, krizin yönetiminde belirleyici bir rol üstlendi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın KKTC’nin başkenti Lefkoşa’ya gerçekleştirdiği ziyaret, sadece bir taziye ile sınırlı kalmayarak her iki ülkenin devlet aygıtlarının tam entegrasyon içinde çalışmasını sağladı.
Yılmaz, adaya ayak basar basmaz Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Başbakan Ünal Üstel ile bir dizi kritik zirve gerçekleştirdi. Büyükelçilik bünyesinde acil olarak kurulan kriz masası; kazazedelerin tahliyesi, psikolojik destek süreçleri, barınma ve resmi belge ihtiyaçlarının hızlıca çözülmesi gibi hayati operasyonları tek elden yönetmeye başladı.
Devletin şefkat elini mağdur ailelere uzatan yetkililer, ambulans uçaklarla ağır yaralıların Türkiye’ye naklini sağlarken, vefat edenlerin naaşlarının memleketlerine ulaştırılması için de tüm bürokratik engelleri kaldırdı. “Ateş düştüğü yeri yakıyor” diyerek ailelerin acısını paylaşan Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm imkanlarıyla vatandaşlarının yanında olduğunu vurguladı.
KKTC Başbakanı Ünal Üstel ile Ortak Basın Toplantımız
📍Ercan Havalimanı
— Cevdet Yılmaz (@_cevdetyilmaz) September 3, 2026
Adaletin Merceğinde Sorumlular ve Hukuki Süreç
Arama kurtarma faaliyetlerinin yanı sıra, facianın nasıl meydana geldiğine dair başlatılan adli ve idari soruşturmalar da derinleşiyor. Geminin hangi meteorolojik şartlarda sefere çıkarıldığı, teknik denetimlerden geçip geçmediği ve mürettebatın kriz anındaki tutumu tek tek mercek altına alınıyor.
Hem Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz hem de KKTC Başbakanı Üstel, soruşturma sürecine ilişkin sıfır tolerans mesajı verdi. Şu an itibarıyla gemi kaptanı ve armatör şirket sorumlularının da aralarında bulunduğu personelin hakim karşısına çıkarıldığını belirten Üstel, hukuki sürecin hiçbir dış müdahaleye mahal vermeden, bağımsız Kıbrıs Türk yargısı tarafından şeffaflıkla yürütüldüğünün altını çizdi.
İki ülke arasında var olan adli yardımlaşma anlaşması da bu süreçte aktif olarak işletiliyor. Kıbrıs yargısının talebi doğrultusunda Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı, teknik ve hukuki her türlü desteği sağlamak üzere devreye girdi. Siyasi otoriteler, böylesi bir felaketin siyasi hesaplaşmalara alet edilmemesi gerektiğini savunarak, asıl odak noktasının adaletin tecellisi ve benzer olayların bir daha yaşanmaması için yapısal reformların hayata geçirilmesi olduğunu belirtiyor.

Mavi Vatan’da Sarsılmaz Dayanışma
Bu kriz, Türkiye ile KKTC arasındaki stratejik müttefikliğin ötesinde, organik bağların gücünü bir kez daha sınamış oldu. Başbakan Ünal Üstel’in ifadeleriyle Türkiye’nin “yalnızca iyi gün dostu olmadığı”, felaket anlarında tüm sivil ve askeri unsurlarıyla adanın yardımına koşmasıyla bir kez daha kanıtlandı.
Sahil Güvenlik Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri ve Hava Kuvvetlerine ait toplam 11 gemi, 4 İnsansız Hava Aracı (İHA) ve helikopterlerle 24 saat esasına göre havadan ve denizden yürütülen devriye faaliyetleri, bölgedeki dayanışmanın askeri ve teknolojik yansıması olarak kayıtlara geçti.