Volkswagen’in Osnabrück Tesisinde “Demir Kubbe” Dönemi
Volkswagen AG ile İsrailli savunma sanayisi şirketi Rafael Advanced Defense Systems’in, Almanya’daki Osnabrück fabrikasında askeri teçhizat üretimi yapmak üzere yürüttüğü görüşmelerde son aşamaya gelindi. Amerikan Bloomberg haber ajansının konuya yakın kaynaklara dayandırdığı habere göre, tarafların önümüzdeki haftalarda resmi anlaşmayı imzalaması bekleniyor.
Müzakereler henüz nihai bir kararla sonuçlanmasa da masadaki plan, sivil araç üretiminden savunma sanayisine geçiş açısından tarihi bir dönüşüm niteliği taşıyor. Yaklaşık 2 bin 300 kişinin çalıştığı tesisin geleceğini şekillendirecek bu hamle, küresel otomotiv sektöründeki krizin boyutlarını da bir kez daha gözler önüne seriyor.
Katar Vetosuna Karşı “Aşağı Saksonya” Formülü
Anlaşmanın hayata geçmesi durumunda Osnabrück tesislerinde, İsrailli Rafael firmasının geliştirdiği “Demir Kubbe” hava savunma sistemine ait kritik bileşenler üretilecek. Bu kapsamda fırlatma rampaları ile güç jeneratörlerini taşımada kullanılan ağır hizmet tipi askeri kamyonların imalatı hedefleniyor.
Proje, Alman federal hükümeti ve Volkswagen’de yüzde 20 hissesi bulunan Aşağı Saksonya eyalet yönetimi tarafından desteklense de ciddi engellerle karşılaştı. Şirketin ortaklarından Katar egemen servet fonunun vetosunun yanı sıra yerel halkın ve savaş karşıtı grupların tepkileri süreci zorlaştırdı.
Katar’ın itirazlarını ve kamuoyundaki hassasiyetleri aşmak amacıyla masaya “dolaylı ortaklık” seçeneği getirildi. Formüle göre Volkswagen, tesisin ilgili bölümlerini doğrudan İsrailli firmaya devretmek yerine Aşağı Saksonya eyalet yönetimine devredecek. Eyalet yönetimi ise Rafael ile doğrudan bir ortak girişim kurarak Volkswagen’i sürecin tarafı olmaktan çıkaracak.
Volkswagen Tarihinin En Derin Krizlerinden Birini Yaşıyor
Halihazırda Porsche’nin Cayman ve Boxster modelleri ile T-Roc Cabriolet üretimini üstlenen Osnabrück fabrikasının geleceği, şirketin 4 Eylül’de gerçekleştireceği denetim kurulu toplantısında masaya yatırılacak. Asya pazarından gelen yoğun rekabet ve düşen kâr marjları nedeniyle zor günler geçiren otomotiv devi, tesisin kaderini yeniden yapılandırma planları kapsamında belirleyecek.
Şirket yönetimi, yüksek iş gücü maliyetleri ve kapasite kullanım oranlarındaki düşüş gerekçesiyle milyarlarca avroluk tasarruf tedbirlerini devreye sokmayı hedefliyor. Ek 50 bin kişilik istihdam kısıntısı ve Almanya’daki 5 fabrikanın kapatılması gündemdeki yerini korurken, Volkswagen CEO’su Oliver Blume geri adım atmayacaklarının mesajını veriyor. Alman işçi sendikaları ise tesis kapatma kararlarına karşı sert bir direniş sergiliyor.
Almanya’da Tarihsel ve Etik Tartışmalar Alevlendi
Volkswagen‘in binek araç üretimindeki kayıpları telafi etmek ve istihdamı korumak adına savunma sanayisine yönelmesi, Avrupa’nın genel silahlanma trendiyle paralellik gösteriyor. Ancak fabrikanın askeri üretime geçişi, beraberinde ciddi tarihsel ve siyasi tartışmaları da getiriyor.
İkinci Dünya Savaşı döneminde Nazi rejimi için askeri araç üreten ve zorla işçi çalıştıran Volkswagen’in yeniden askeri üretime dönmesi tarihsel açıdan hassas bir noktada duruyor. Öte yandan İsrail’in Gazze’deki saldırıları sürerken gerçekleşen bu işbirliği hamlesi, Almanya iç siyasetinde ve kamuoyunda yeni bir “etik sınavı” olarak nitelendiriliyor.